Esenyurt Kent Konseyi'nden deprem açıklaması » Merkez Siyaset
DOLAR 5,8297
EURO 6,5163
ALTIN 279,0
BIST 97.709
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Esenyurt Kent Konseyi’nden deprem açıklaması

Esenyurt Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Silivri açıklarında peş peşe gerçekleşen depremlere ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. “Artık ders almamız gerekiyor” başlığıyla yayınlanan açıklamada, yaşanan son depremlerle Türkiye’nin depreme ne kadar hazırlıksız olduğunun gözler önüne serildiğine dikkat çekildi.

Esenyurt Kent Konseyi’nden deprem açıklaması
27.09.2019
A+
A-

Esenyurt’taki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin de yapıldığı açıklamada depreme yönelik eylem planının belirlenmesi gerektiği vurgulandı ve bir dizi öneri sunuldu.

Esenyurt Kent Konseyi’nin Kent ve Çevre Bilinci, Afet ve Kriz, Hukuk ve Basın çalışma gruplarının hazırladığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

ARTIK DERS ALMAMIZ GEREKİYOR

26 Eylül 2019 günü AFAD verilerine göre saat 13.59’da Silivri açıklarında yerin yedi kilometre derinliğinde 5.8 şiddetinde bir deprem gerçekleşmiştir. Hemen ardından saat 14.08’de 4.0, saat 14.26’da 4.1 ve saat 23.20 sıralarında 3.9 olmak üzere çok sayıda artçı depremler kaydedilmiştir. Öncelikle bu depremlerde can kaybının yaşanmaması en büyük tesellimiz olmuştur. Esenyurt’a, İstanbul’a ve tüm ulusumuza geçmiş olsun dileklerimizi paylaşıyoruz.

Silivri açıklarında gerçekleşen 5.8 büyüklüğündeki deprem Kuzey Anadolu Fayı’nda meydana geldi. Marmara Denizi’nde kırılmakta olan fayın toplam uzunluğu 50 kilometredir. Bu fay parçası en fazla 6.9 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Ancak uzmanlara göre, fayın İstanbul’un güneyinde devam eden parçasının 70 kilometre uzunluğunda olduğu ve bu parçanın tek başına kırılması halinde ise 7.1 büyüklüğünde bir deprem üretebileceği belirtilmektedir.

Silivri açıklarında 24 Eylül’de meydana gelen 4.6 şiddetindeki depremden sonra artçılar azalması gerekirken orta düzeyde devam etti ve sonrasında da 5.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu açıdan temkinli olmak gerekiyor.

HAZIR DEĞİLİZ

Bu deprem İstanbul için ve Esenyurt için aslında gerçek bir tatbikat oldu ve depreme hazır olmadığız gerçeğini bir tokat gibi suratımıza vurdu. İnsanlar panik halinde kendilerini sokağa attılar, binaların önünde ve sokak aralarında beklemeye başladılar. Çünkü gidecek deprem toplanma alanlarımız yeterli değildi. Sokaklarda trafik kilitlendi. Okullarda panik yaşandı, öğretmenler ve çocuklar nasıl davranacağını şaşırdılar, veliler okullara koştu, tam bir panik ve izdiham yaşandı. Telefonlar kilitlendi, deyim yerindeyse tam bir kriz anı yaşandı. Sokakların dar olması, binaların birbirine yakın olması oluşacak bir yıkımın, binadan kopacak bir parçanın veya bacanın sokakta da can güvenliğini tehlikeye atacağı aşikardır. Acil bir durum olması halinde sokaklara müdahale şansımız olmayacak.

DEPREM EYLEM PLANIMIZ OLMALI

Bu yaşananlardan da anlaşılacağı gibi bizim kent olarak acilen deprem eylem planımızı hazırlamamız gerekmektedir. Kısa, orta ve uzun vadede yapacaklarımızı planlayıp hayata geçirmemiz gerekir. Kısa vadede deprem öncesi neler yapılacağını, deprem anında ve sonrasında nasıl davranılacağına dair vatandaşlar bilgilendirilmeli, okullarda öğrencilere deprem hakkında seminerler düzenlenmeli, hatta okullarda düzenli olarak deprem tatbikatları yapılmalıdır. Orta ve uzun vadede yeni yapılacak yapıların depreme dayanıklı yapılası sağlanmalı, kentsel dönüşüme hız verilmeli ve deprem toplanma alanları oluşturulmalıdır.

Deprem sadece binaların yıkılmasıyla can kaybını sebep olmaz. Bazı depremlerde binalar yıkılmadığı halde can kayıplarının yaşandığı görülmüştür. Evdeki eşyaların sabitlenmemesi sonucu devrilen eşyalardan dolayı yaranmalar ve can kayıpları gözlenmiştir. Yine panik halinde camlardan atlayanların olduğu ve bu nedenle yaralanma ve can kayıpları olduğu görülmüştür.

Başta kamu kurumları olmak üzere hepimize düşen bazı görevler ve yapılması gereken çalışmalar var. Bunları deprem hazırlığı, deprem öncesi hazırlık, deprem anında yapılacaklar ve deprem sonrası yapılacaklar olarak sınıflandırabiliriz.

1- Deprem öncesi hazırlıkta yeni yapılacak yapılarımızı depreme göre tasarlamak ve yapım aşamasında denetimlerimizi eksiksiz yapmak

2- Kentsel dönüşümün önündeki idari ve hukuki engelleri kaldırmak ve insanları kentsel dönüşüme teşvik etmek.

3- 6306 sayılı kanunun riskli yapıların tespitine ilişkin esasların Ek-A’da belirtildiği gibi binaların bölgesel deprem risk dağılımını belirlemek için kullanılabilecek basitleştirilmiş yöntemlere göre tespit yapmak.

4- Deprem toplanma alanları oluşturmak ve bu yerlerin bilinirliğini sağlamak.

5- Depremden sonra kullanılmak üzere kriz yerleri ve depolama alanları belirlemek ve sayılarını artırmak.

6- Tüm kurum ve kuruluşların deprem eylem planlarını çıkarmalarını sağlamak.

7- Depremle ilgili sempozyumlar, semineler simülasyonları ve tatbikatlar yapmak olarak sıralayabiliriz.

Yaşanılan onca güçlü depreme rağmen ayakta kalmayı başaran yüzlerce yıllık tarihi yapılar bize şunu net bir şekilde göstermekte; Deprem değil dayanıksız inşa edilen yapılar insan ölümüne ve maddi kayıplara yol açmaktadır.

  1. Bekleyerek veya bunu öteleyerek deprem gerçekliğinden kaçamayız. Son olarak ülkemizin deprem kuşağında olması sebebiyle depremi sadece deprem anında hatırlamayı değil depremle yaşamayı ve mücadele etmeyi tüm ulus olarak sistematik hale getirmeliyiz. Daha şiddetli depremlerde bu kadar şanslı olmayabiliriz.

 

ESENYURT’TAKİ MEVCUT DURUM

Son yıllarda yoğun bir yapılaşmaya maruz kalan ilçemizde, resmi kurumların verdiği bilgilere göre hali kazırda dokuz adet deprem konteynırı, 65 adet de deprem toplanma alanı bulunmakta. İstanbul’un en kalabalık nüfusuna sahip ilçesi olmamız nedeniyle bu rakamların ihtiyacı karşılayamadığı, yaşadığımız son depremde net bir şekilde görülmüştür. Bundan sonraki süreçte hem deprem konteynırlarının sayısının artırılması hem de toplanma alanlarına yenilerinin eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca her mahallede Mahalle Afet Gönüllüleri oluşturulmalı, afet ve deprem zamanlarında kriz anını yönetecek eğitimli sivil vatandaşların bulunması sağlanmalıdır.

Esenyurt Kent Konseyi, Yürütme Kurulu bünyesinde oluşturduğumuz Afet ve Kriz Çalışma Grubu ile Kentleşme ve Çevre Bilinci Çalışma Grubu aracılığıyla afetlere yönelik yapılan çalışmaları, yapılması gereken hazırlıkları yakından takip edecek ve çalışmalara dahil olacaktır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.